3 Eylül 2009 Perşembe

Günün fotografı..


:)






Mevlüt PSG'de "Ayın oyuncusu" seçildi



Bu sezon Paris St-Germain'e transfer olan milli futbolcu Mevlüt Erdinç, başkent takımı taraftarlarınca Ağustos ayının en iyi oyuncusu seçildi.

Bu arada sakatlığı nedeniyle A Milli Takım kadrosundan çıkartılan Mevlüt'ün 3 gün içerisinde sahalara geri dönebileceği öğrenildi.
Ancak cumartesi günü oynanacak Estonya maçını kaçıran Mevlüt'ün 9 Eylül'de Bosna-Hersek'le oynanacak karşılaşmanın kadrosuna çağrılıp çağrılmayacağı şimdilik bilinmiyor.

sıcak haber...

Calciosoccerfootball uzun süredir görüşmeler yaptığıı 2 isimi kadrosuna katmanın mutluluğunu yaşıyor.Haldun vari bir manevra ileakşam saatlerinde' Murat Altaca' ve 'Evren Uğur' gibi 2 değerli ismi kadrosuna kattı.

Şimdiden Tebrik ediyor Başarılarının devamını diliyoruz...


calciosoccerfootball...

2 Eylül 2009 Çarşamba

Kerlon Moura Souza

Cruzerio ve dünya gençler şampiyonasında tekniği ve ilginç top sürüş stiliyle ilgi odağı olan Kerlon 'un Avrupa adım atışı beklenen gibi olmamıştı.Geçen sene yaşadığı Chievo Verona deneyiminden sonra bu sene Mourinho onu ve yeteneğini kanatları altına aldı .Kerlon Milano ekibiyle uzun soluklu bir anlaşma imzaladı.Ama hocası Mourinho hem onun geleceğini hemde takımda yaşanan forvet bolluğu göz önüne alarak attığı imza bile kurumadan onu kiralık olarak Ajax göndermeyi uygun buldu...Umarız herşey yolunda gider Hollanda kariyerindede onun gibi bir oyuncuyu potansiyelinin tamamını sahada bizlere sunarken izleyebiliriz.

Ne oldu Roman canın sıkkın!!!

' Herşeyi o başlattı ' 'Roman Abramovich.'
Geçmiş:
Premier league takımlarından Chelsea maddi olarak çok kötü durumdaydı .Ne oyuncuların paralarının ödeyecek paraya sahiplerdi ne de Premier league yönetiminin kulüplerden istediği özelliklere.Kulüp yöneticileri bir çıkış yolu arıyor ama girdikleri her yol çıkmaz çıkıyordu.Tamda bu zamana rast gelir 'Roman' ın gökten inip kurtarıcı rolünü üstlenmesi.Genç rus hırslıydı ve günümüzde her kapıyı açabilecek bir güçe sahipti 'para'. Bu silahında yardımıyla düzlüğe ulaşmıştı Londra ekibi.Para her kapıyı açıyor kısa sürede 'Roman' nın ekibi tam bir cazibe merkezi oluyordu.Artık herkes onlardan bahsediyordu yaptıkları transferlerden , harcadıkları paraların büyüklüğünden vb kısacası sürekli gündemdelerdi ve bu Abramovich 'in aşırı hoşuna gidiyordu . O her haftasonu locasından yarattığı eseri izlerken diğer kulüplerde de 'Roman'ın sagladığı imkanlara karşı aşırı bir özenti baş göstermeye başlamıştı.Çünkü bu dönem içinde Chelsea inanılmaz bir yükseliş gösterip avrupa'nın kabur üstü takımları arasına girmişti . Premier League deki çogu takımın bu tür amaçlara ulaşmanın yolunu bu şekilde bulmasıyla ligde bulunan takımlar birer birer satılmaya başlandı .Milyar sterlinler , milyon dolarlar havada uçuşuyor lig yabancı yatırımcıdan geçilmiyordu... Manchester united 'lar , Liverpoollar birer birer el değiştiriyordu. Bu olaylarla beraber ingiltere premier ligi yabancı yatırımcı için tam bir hobi bahçesi haline gelmişti..
Hal bu iken bile bu işe ilk giren külup Chelsea transfer rekorlarını altüst ediyor paraları saçıyordu adeta transfer dönemlerinde .Hatta Arsenal takımının efsane hocası Wenger'in şu sözleri Chelsea külubunün transfer politikasını çözmeye yeter bence' Bir oyuncunun 2 fiyatı vardır .Biri Chelsea için digeri ise diğer kulüpler içindir'...

Bugün:
Ama artık 'Roman' kendini bu işte zorlayacak bir rakiple karşı karşıya .2 senedir bol paralı genel alıcıyı o değilde Manchester City'in Birleşik Arap Emirlik kökenli sahibi olan 'Abu Dhabi' grubu oynuyor. Arap grup 2 yılda 200 milyon sterlinden fazla para harcadılar adada. Chelsea patronu bu durumdan rahatsız olacak ki Real Madrid 'in transfer politikasınıda içine alan bir açıklamada bulundu.Konuşmayı ne için ve kimi kast ederek yaptığını herkes biliyor anlıyacagınız tam bir 'kızım sana söylüyorum gelinim sen anla durumu'
Roman açıklamasında transfer ücretlerinin fazlalılığından , oyunculara teklif edilen maaşlardan , takımların harcadığı paralardan, bunların bir düzene bağlanmasından ve bu transfer döneminde yaşanan olaylardan yaşadığı rahatsızlığı belirtmiş...
Güzel şeylerde söylemiş bir lafım yok ama bu hala yapan bir adamın bu şekilde yakınmaya hakkı ne derece var onu tartışırım işte...
Bahsettiğim açıklamanın Manc.CİTY'nin chelsea 'nın takım kaptanı John TERRY'e transfer tekifi yapmasından hemen sonra gelmesi açıklamanın kimi hedef göstererek yapıldığının bi kanıtı değil midir...

Gene sevdiğim bir sözün bir türeviyle son noktayı koyacagım.
' Sende o takımı yaparken başkasının canını yakmıştın ya ona sayacaksın işte'

Cok Yaklastıklarımız...



Türk futbol tarihinde eger alsaydık " Simdikinden daha farklı ne olurdu? " diye merak ettigimiz maclar vardır ya hani..

Top5 yaptık..





1) Real Madrid-Galatasaray / 3-2lik dirilişin rövanşı

Taffarel'i cıldırtan hakem ve taraftar baskısını hisseden bir de uzerine 3-0 maglup olan Galatasaray eger o macı alsaydı belki de o kadro dagılmamış olacak hatta o sezon olmasa bile bir sonraki sezon o Sampiyonlar Ligi kupasını da kaldıran taraf olacaktı.. Bu kupada söz sahibi olmaya çok yaklaştıgımız zamanlardan bir kareyle...











2) Brezilya-Turkiye 2002 Dünya Kupası

Ilk macta Hasan Sas'la ve dinamik ortasahasıyla kendisini ispatlamış
ve bir o kadar da harika bir oyun oynamış Türk'ler, ne yazık ki tarihin en kötü hakemlerinden birinin yönetimine maruz kalmıştı ve ikinci macta daha temkinliydiler fakat Ronaldo'nun kimilerine göre alaycı ve bir cok otoritece de ustaca bu vurusuna engel olamamışlardı Türk'ler o gün..
Sonuc: Oynasaydık finalde kupayı kaldıran taraf olurduk..






3)Türkiye-Isviçre Dünya Kupası 2006 Play-Off ikinci Maçı

Ilk Mactan istedigini alamayan Türkler gözüne Isviçre'yi artık tamamiyle kestirmiş, Saracoglu'nda alınacak bir zaferle bayram havası yaratmak istemişlerdi.. Cok da iyi baslayan ve o gun beyaz forma giyen Türk'ler, Tuncay'ın da efsanevi performansıyla birlikte cok güzel fırsatlar yakalamış, istedigi sonucu da aslında elde etmiş ve hatta oyunu da rolantiye almışlardı.. Herkesin, milyonlarca taraftarın, tüm Avrupa'nın ve Fatih Terim'in bakışları arasında Ay-Yıldız'lıları yakan içlerinden birisi Tolga Seyhan olacak ve heyecanına yenik düşen "!!? "Tolga , taca giden topu neredeyse 6-pas'a kadar atıp, Isviçre hücüm hattına altın tepsiyle harika bir ikramda bulunacaktı.. Sindirilemeyen onca hareket ve cıkan tartışmalar, havada uçuşan cezalar...
Gidememiştik.. Böylelikle en son Kupanın Dünya 3.sü olan ekip, bir sonraki Dunya Kupası'nı senlendiremeyecekti.. Ustelik de Almanya'da ve hatta bunun anlamı Italyan'lara finalin yolunu göstermemek bile olabilirdi..O kupanın tarihi cok farklı olabilirdi özetle..



4) Fenerbahce-Chelsea Sampiyonlar Ligi -son 8-

Kimilerine göre tamamdı, kimilerine göre "Neden olmasın?"sözüne daha bir baglanma mactı.. Fenerbahce en büyük rakibinin yıllarca bu baglamda gölgesinde kalmış ve artık zafere de fazlaca kendisini alıştırmıs hatta büyük futbolcuları da transfer etmeye devam etmişti.
Güne ve Fenerbahce'ye dair soylenebilecek cok sey vardı ama eksikleri Fenerbahce'ye cok acı cektirmiş boylesıne kotu durumdakı bir Chelsea'yı yenememek durumu cok kotu bir hale sokmustu.. Bir Cole'u durduramamıs, Alex'den bekledıgı performansı da alamamıs, Appiah gibi müzmin sakatı için iç gecirmiş, Roberto Carlos'u cok aramış ve ne yazık ki bir gol atarak macı uzatacakken onu dahi basaramamıstı.. Ama yine de cok yaklasmıstı Fenerbahceliler...
Bu maçın önemi bir Türk kulubunun ve Turklerin son yıllardaki son umudunu da kırmıs olmasıydı...








5) Türkiye- Almanya / Euro 2008



Bazıları sans eseri dedi.. Bazıları için 2002'nin aynısıydı..Bazılarına göre ise iyi bir kadro ve iyi bir teknik adamdı gelinen yerin özeti.. Aslında hep geriden gelerek mac cevirmeyi adet haline getirmiş bizler, Finali Alman'lara zehir eden Ispanyol'lara kolay kolay göndermemiştik içimiz rahattı hem de o imkansızlıklarla kök söktürdügümüz Panzer'leri.. Yine de bireysel performanslar damga vurmustu bu kupaya.. Isvıcre'de hatasından dönen bir Terim, Cek'ler önünde Cech'in bireysel hatasına imza atan Nihat ve de süsleyerek heyecanı katlayan.. Hırvat'larla gecen sinir harbinde dayanıklı olan Ay-Yıldızlar ve Semih hatta Bilic-Terim tatlı sert kapışmaları.. Hepsine ek bizim finalimizde Sabri-Lahm kapışması ve Lahm'ın sinirini, yorulan Kazım'dan ve filelerden cıkarması..
Uzatmalara gitseydi kazanırmaydık belli olmazdı elbet ama cok dramatik oldugu kesindi.. Finale de kalsaydık Ispanyol'lara nasıl bir futbolla cevap verirdik bilinmez elbette ama kaldırsaydık da kupayı, hak etmeden bir oncekini kazanan Komsu'ya nisbet edecektik belki..





Tesekkürler...
Mehmet Emre Gönen

günün fotoğrafı...

sıradan bir Spurs taraftarı!!!